Herkes için Dijital Erişilebilirlik / Web Erişilebilirliği

Gönderi tarihi:

17 Haziran 2019

Yazar:

Tigin Öztürk
Herkes için Dijital Erişilebilirlik / Web Erişilebilirliği

Erişilebilirlik, web erişilebilirliği ve dijital erişilebilirlik konularını da kapsayarak önemli bir hak mücadelesi alanı olmuş durumda. Dünyada birkaç on yıllık geçmişi olan bu tartışma, ülkemizde çok yeni ve bu alanda çok az çalışma bulunuyor. Binbiriz olarak bir yandan dijital erişilebilirlik / web erişilebilirliği alanındaki teknik çalışmalarımızı ilerletmek, diğer yandan içerik üreterek bu konuyu daha fazla görünür kılmak istiyoruz. Bu kapsamda hazırladığımız yazı dizisinin ilkini sizlerle paylaşıyoruz. İyi okumalar:

  • İlk çağda "Güzel Vücut" adlı tarikatta engelli bebeklerin öldürülmesi yaygındı.
  • Roma’da engelli çocuklar Tiber’de boğuluyor, “zihinsel olarak sakıncalı” oldukları kabul edilen kişilerin ise evlenmesi yasaklanıyordu.
  • Platon’un devletinde öjeni (sağlıksız ceninleri ayırıp, sağlıklı ceninleri yetiştirme) kavramı tartışılıyordu. Aristo sağır doğanları akılsız olarak nitelendiriyordu.
  • Eski Ahit'teki çok sayıda referans sakatlığı günahla ilişkilendirdi.
  • 1300’lerde İngiliz monarşisi, zihinsel hastalığı veya sakatlığı olan kişilerin mallarını ele geçirmek için bir kanun çıkarttı.
  • “Modern çağda” Hitler, hasta ve engelli insanlara Aktion T4 programını uyguladı. Program “yaşama elverişli olmayan hayatı” ortadan kaldırmayı dikte ediyordu ve bunun adına da “ötenazi” (mercy killing) diyordu. Aktion T4 ile 1939'dan 1945'e kadar tahminen 275.000 kişi öldürüldü. (A Disability History Timeline)

Tarihin eski dönemlerinden itibaren engelliler en fazla dışlanan, aşağılanan, katledilen kesimler arasında yer aldılar. Tüm bunlara rağmen son yüzyılda artan engelli mücadelesi, engelli haklarının yasal zemine kavuşmasını sağladı. Bu mücadelenin temel dönüm noktalarının bazıları şöyle:

  • 1547’de ilk kez engellilerle ilgili kavramlar yasalara girmeye başladı.
  • 10 Aralık 1948’de imzalanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi “Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.” sözleriyle başlıyordu. Bu metin, engelliler için de bir referanstı.
  • 2009 yılında Türkiye’nin de imzacısı olduğu Engellilerin Haklarına Dair Sözleşme yürürlüğe girdi.
  • 2012’de imzalanan AB Temel Haklar Şartı, engellilere yönelik ayrımcılığı yasaklayan ve onların topluma tam olarak entegre olmalarını zorunlu kılan bir insan hakları yasasıydı.
  • Türkiye’de 2005 yılında 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun yayınlandı ve bu kanun 2013 ve 2014 yıllarında temel değişikliklere uğradı.

Burada yalnızca birkaçını ifade ettiğimiz bu yasal düzenlemeler yüzyıllardır ötekileştirilmiş olan engellilerin haklarını tanımlamak, tüm bireyler gibi sosyal hayata katılmalarını sağlamak amacıyla çıkarılmıştır. Engellilerin sosyal hayata katılımları yakın zaman kadar çoğunlukla mekansal erişilebilirlik ile sınırlı bir şekilde ele alınmış; engellilerin binalardan, yol ve kaldırımlardan, kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanabilmelerinin koşullarının yaratılması hedeflenmiştir. Teknolojinin hızla gelişmesi gündelik hayatımızın neredeyse her alanında dijitalleşmeyi de beraberinde getirmiş ancak toplumun tüm kesimlerinin bu dijitalleşmeye aynı derecede erişemediğini de gözler önüne sermiştir. 


En basit tanımıyla erişme durumuna, yetisine sahip olmak anlamına gelen erişilebilirlik  kavramı daha geniş anlamıyla kullanıldığında; yoksulların, kadınların, eşcinsellerin, farklı dil, din, ırk,  kültür ve inanca sahip olanların, yaşlıların ve pek tabi engellilerin; yani toplumun çok önemli bir kısmının dünyada gıda, eğitim, sağlık, internet, sosyal hak, eşitlik, özgürlük, adalet ve daha birçok temel ihtiyaca erişebilme hakkını ifade eder. Bahsi geçen toplumun farklı kesimlerinin bu temel haklara erişebilme imkanları ya da bu imkanların önündeki engeller hakkında ayrıntılı tartışmalar yürütülmesi gerekliliğini teslim ederek ve her insanın en geniş anlamıyla temel haklarına erişebilmesi talebimizin baki olduğunu belirterek bu yazımızda yalnızca engellilerin dijital / web erişebilirliğini konu alacağız.

Sayılarla Engellilik

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) yapmış olduğu Dünya Sağlık Anketi’ne göre dünyadaki 15 yaş ve üstü nüfusun %15,6’sı (785 milyon), Global Burden of Disease tahminlerine göre ise %19,4’ü (975 milyon) engelli. Araştırmaların daha kapsamlı, insan ömrünün nispeten daha uzun olduğu ABD’de ise yetişkinlerde engelliler nüfusun %25,7’i iken (1), Avrupa genelinde %26 (2). Türkiye Özürlüler Araştırması’na göre ise engellilerin nüfusa oranı % 12,29, yetişkinde bu oran %15 civarında. (3) Araştırmalar engellilik durumunun yaşla önemli korelasyonu olduğunu gösteriyor. Engellilik yaş arttıkça logaritmik olarak artıyor. (4) ABD’de 65 yaş üstü nüfusun yaklaşık %35’i, Türkiye’de ise %40’ı engelli.

Dünya Sağlık Anketi - Yaşa Göre Engellilik Grafiği

Araştırmaya verilen ismin ve engellilere dönük adlandırmanın sorunlu olmasına rağmen barındırdığı veriler açısından önem taşıyan ve Türkiye’de ilk kez 2010 yılında hazırlanan Ulusal Özürlüler Veritabanı’nda kayıtlı olan engelli bireylere yönelik “Özürlülerin Sorun ve Beklentileri Araştırması”nda ülkemizdeki engellilerin içinde bulunduğu acı gerçek gözler önüne serilmiştir. Bu veritabanına göre Türkiye’de engellilerin;

  • % 85,7'si sosyal yardım ve desteklerin arttırılmasını,
  • % 77'si sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesini ve yaygınlaştırılmasını,
  • % 40,4'ü bakım hizmetlerinin iyileştirilmesini ve yaygınlaştırılmasını,
  • % 28,7'si iş bulma olanaklarının arttırılmasını,
  • % 25,6'sı eğitim olanaklarının arttırılmasını istiyor. Sadece % 17.7’si fiziksel çevre ve ulaşım imkanları konusunda düzenlemelerin yapılmasını, başka bir deyişle mekanda erişilebilirlik talep ediyor.

Web Erişilebilirliği / Dijital Erişilebilirlik

Bilgisayarın ortaya çıkması dijital erişilebilirlik probleminin; 1990’da Cern’de ilk web sitesinin yayınlanması da web erişilebilirlik probleminin başlangıcı olarak kabul edilebilir. Kişisel bilgisayarların ve internet kullanımının yaygınlaşması ve toplumun üretiminden tüketimine hemen her alanda dijitalleşmesi engellilerin web erişilebilirliği sorununu yakıcı hale getirdi. Nihayet W3C’in (World Wide Web Consortium) çatısı altındaki Web Erişilebilirlik İnisiyatifi (Web Accessibility Initiative) Web İçeriği Erişilebilirlik Kılavuzunu 1.0 (WCAG 1.0) 1999 yılında yayınladı.


Günümüzde dünya nüfusunun %56,8’i yani 4,3 milyar kişi internet kullanıyor (5). İnternetin her geçen gün artan oranda hayatımızın bir parçası olduğu bu koşullarda web erişilebilirliği ile engellilerin web sitelerine erişiminin önünde hiçbir engel bulunmaması, herhangi bir ürünün, hizmetin, teknolojinin herkes tarafından kullanılabilir olması hedefleniyor. Bu hedef doğrultusunda web’in erişilebilirlik standardı  2008 yılında WGAC 2.0, 2018 yılında ise WGAC 2.1 yayınlandı. Teknolojideki hızlı ilerlemeye bağlı olarak dijital varlıklardaki değişim, engellilerin farkındalığının ve buna paralel olarak taleplerinin artması web erişilebilirlik standartlarını daha geniş kapsamlı hale getiriyor. Erişilebilirlik bu standartlarda A/AA/AAA olarak 3 ayrı seviyeye ayrılıyor. Her seviyenin karşılaması gereken zorunlulukları ve önerilenleri var ancak bu seviyelerin her biri aynı öze, ilkelere sahip.

Web Erişilebilirlik İlkeleri

WCAG, web içeriğinin görsel, işitsel, fiziksel, konuşma, bilişsel, dil, öğrenme ve nörolojik sakatlıklar dahil olmak üzere çok çeşitli sakatlıkları olan engelliler için daha erişilebilir olmasını hedefliyor. WCAG 2.1’de, herhangi birinin sağlanmadığı koşullarda engellilerin web’i kullanamayacağı vurgulanan 4 adet web erişilebilirlik ilkesi bulunuyor:

  1. Algılanabilir: Bilgi ve kullanıcı arayüz bileşenleri, kullanıcılara algılayabileceği şekillerde sunulabilmelidir.
  2. İşlem Yapılabilir: Kullanıcı arayüzü bileşenleri ve navigasyonla işlem yapılabilir olmalıdır.
  3. Anlaşılabilir: Hem bilgiler hem de kullanıcı arayüzü işlemleri anlaşılabilir olmalıdır.
  4. Sağlam: İçerik, yardımcı teknolojiler de dahil olmak üzere çok çeşitli kullanıcı araçları tarafından güvenilir bir şekilde yorumlanabilecek kadar sağlam olmalıdır.

İlkelerin her biri altında, engelliler için bu ilkelerin ele alınmasına yardımcı olan kılavuzlar ve başarı kriterleri bulunuyor. İçeriği engelliler de dahil olmak üzere tüm insanlar tarafından daha kullanışlı hale getiren birçok genel kullanılabilirlik kuralları var fakat WCAG 2.1, sadece engellilere özgü sorunları ele alan yönergeleri içeriyor. Web erişilebilirliği yukarıdaki ilkeler etrafında çeşitli kurallar tanımlasa da, erişilebilirlik ve web erişilebilirliği ile ilgili ciddi bir yasal mevzuat da var.

Ekran Okuyucu

Dünyada Web Erişilebilirliği / Dijital Erişilebilirlik

Dijitalleşmenin yoğun yaşandığı son 30 yılda erişilebilirlik kavramı, hayatın hemen her alanını kaplayan bilgi ve iletişim araçlarını da kapsayacak şekilde genişledi ve yasalarda da yer almaya başladı. Hatta ABD ve AB şehirleşme pratiğinde “kamusal alanlardan, yol ve kaldırımlardan, kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanabilme”ye yönelik çalışmalar on yıllarca önce yapıldığından erişilebilirlik kavramı “Web erişebilirliği / dijital erişilebilirlik” kavramı ile neredeyse eşdeğer hale geldi.


Dijital erişilebilirlikle ilgili ilk yasa ABD’de 1996 yılında imzalanan Haberleşme Yasası (Section 255) idi. Özel sektörü ve kamu sektörünü bağlayan bu yasada üretilen haberleşme cihazının ve servis sağlayıcı hizmetinin engelliler için erişilebilir olması zorunlu tutuluyordu. Bu alandaki son yasa ise Avrupa Birliği tarafından 2016 yılında çıkarıldı. Web ve Mobil Erişilebilirlik Direktifi (Web and Mobile Accessibility Directive) ile üye devletlerin kamu sektörü web sitelerini ve mobil uygulamalarını WCAG 2.0 doğrultusunda erişilebilir kılmaları zorunlu hale getirildi. Doğrudan erişilebilirlikle ilgili yasal mevzuatı olan ülke ve birlikler şöyle: Çin, Avrupa , Birliği, Finlandiya, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya, Japonya ve ABD.

Türkiye’de Web Erişebilirliği / Dijital Erişilebilirlik

Web erişebilirliği kavramı Türkiye için çok yeni bir kavram. Türkiye’de bu alanda doğrudan bir yasa bulunmuyor. Ancak 2009’da imzacısı olduğu Engellilerin Haklarına Dair Sözleşme’de ve 2014’te revizeler yapılan Engelliler Hakkındaki Kanun’da mevzuata girmiş birkaç madde bulunuyor:


“Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dahil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır.” (Engellilerin Haklarına Dair Sözleşme - Madde 9)
Bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler için erişilebilir olması sağlanır. (Engelliler Hakkındaki Kanun - Madde 7)

Türkiye’de engellilerin temel haklarıyla ilgili çok ciddi problemler mevcut. Engellilerin ihtiyaçlarını belirlemeye çalışan araştırmalarda “dijital erişilebilirlik, web erişebilirliği” talebi ise yok veya yoka yakın. Kamusal alanların, yol ve kaldırımların dahi engellilere göre düzenlenmediği ülkemizde "Erişilebilirlik bizim temel hedeflerimizden birisi. Bu konuda 2019'da çok ciddi çalışmalar yapacağız. 2019 erişilebilirlik yılı olacak." diyen Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Orhan Koç’un beyanı da devletin dijital erişilebilirlik konusunda hedefi/önceliği olmadığını gözler önüne seriyor. Koç’a göre de erişilebilirlik eşittir mekansal erişilebilirlik, dijital erişilebilirlik ise kavramsal olarak bile yok.

Web / Dijital Erişilebilirlik Temel Haktır

Engelli bireyler bazı yetilere “engelli olmayanlar” gibi sahip olmayabilir ancak gerçekte onları engelli yapan şey, toplumun çoğunlukçu davranış biçimidir. Engellilik durumu, “sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden” (6) kaynaklanmaktadır.


Bilgi ve iletişim çağında hayatımızı kolaylaştıran internet ve birçok teknoloji maalesef engellilerin kullanımına uygun değil. Web ve diğer dijital teknolojilerin herkes tarafından erişilebilir olması teknolojiyi geliştiren bilim insanları ve mühendislerin, tasarımcıların, yazılımcıların olduğu kadar bu talebi sahiplenen engellilerin ve hepimizin görevi. Bu taleplerden bazılarını sıralayarak yazımızı sonlandıralım:

  • Ekran okuyucular, işitme cihazları ve engellilerin dijital mecralara erişimini sağlayacak tüm teknolojik cihazlar kamu tarafından ücretsiz dağıtılmalıdır.
  • Bilgiye erişimin temeli olan internet engelliler başta olmak üzere herkese ücretsiz olarak sunulmalıdır. 
  • Tüm haberleşme cihazları ve internet servis sağlayıcılar erişilebilir olmalıdır.
  • Başta kamunun, eğitim ve sağlık kurumlarının, bankaların, alışveriş firmalarının siteleri olmak üzere tüm web altyapısı WGAC temel alınarak erişilebilir kılınmalıdır.

Web erişilebilirliği / dijital erişilebilirlikle ilgili yasal düzenlemeler acilen yapılmalıdır. Erişilebilirlik, tüm engelliler için fiili eşitliği sağlamak üzere bir ön koşul ve bir araçtır (Engelli haklarına dair sözleşme -BM). Bu koşulun sağlanması engellilerin toplum içinde eşit bireyler olmasını tek başına sağlamaz ancak bu yolda önemli mesafe katedilmesine sebep olur. Engelliler erişilebilir web üzerinden herkes gibi sosyalleşebilir, yemek siparişi verebilir, yazı okuyabilir, eğitimini tamamlayabilir, alışveriş yapabilir.


Bu koşulun sağlanmaması ise nihai olarak bir ayrımcılık suçudur. Nitekim ABD’de web erişilebilirliği ile ilgili binlerce dava açıldıgı ve bunların önemli bölümünün engelliler lehine sonuçlandığı haberlere yansımakta. Web / dijital erişilebilirlik konusunun yasalarda olup olmaması veya suç / ceza ikileminin dışında temel bir insan hakkı olarak görüp, buna göre gerekli düzenlemeleri yapmak ve web altyapısı başta olmak üzere tüm dijital altyapıyı erişilebilir hale getirmek gerekmektedir.

Kaynakça

  1. Prevalence of Disabilities and Health Care Access by Disability Status and Type Among Adults — United States, 2016
  2. European comparative data on Europe 2020 & People with disabilities
  3. Türkiye’de veri toplama ve açık veri konusundaki kronik yetersizlikle birlikte düşünüldüğünde bu konudaki en sağlıklı veriyi 2002 yılındaki Türkiye Özürlüler Araştırması’ndan elde edebiliyoruz. (2011 yılı TÜİK verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 5 milyon engelli var. Yani Türkiye nüfusunun % 6,6'sını engelliler oluşturuyor. Ancak bu sayılar dünya ortalamalarının çok altında ve gerçekçi değil.)
  4. 2016 Annual Report, Institute on Disability/UCED
  5. Internet Growth Statistics
  6. Engellilerin Haklarına Dair Sözleşme

Fill the form now,

and We will send you a report on your site free of charge.